12 Aralık 2010 Pazar

BEŞİNCİ ANLAŞMA - Bir Toltek Bilgelik Kitabı



Don Miguel Ruiz'in, oğlu Don Jose Ruiz ve Janet Mills ile birlikte yazdığı BEŞİNCİ ANLAŞMA, ilk dört anlaşmadan sonra hayatımıza girmesi önerilen beşinci anlaşmayı anlatıyor. Kitap, içeriğinde ilk dört anlaşmanın özetini de içeriyor.

5. ANLAŞMA: ''KUŞKUCU OL AMA DİNLEMEYİ DE BİL''

Kuşkucu ol, çünkü duyduklarının çoğu doğru değil. 
İnsanların sembollerle konuştuklarını ve bu sembollerin hakikat olmadığını biliyorsunuz. Semboller ancak bizler mutabık olduğumuz sürece hakikattirler, gerçekten hakikat olduklarından değil. Ama anlaşmanın ikinci kısmı çok basit bir nedenle dinlemeyi bil: Dinlemeyi öğrendiğinizde insanların kullandıkları sembollerin manasını, hikayelerini anlarsınız ve iletişim büyük ölçüde düzelir.

Sonra belki bu dünyada yaşayan tüm insanlar arasındaki kargaşa gider, yerine berraklık hakim olur.
Dinlemek iletişimde son derece önemlidir. Dinlemeyi öğrendiğinizde insanların ne istediklerini tam olarak bilirsiniz. Bir kez ne istediklerini bilince, o bilgiyi nasıl kullanacağınız size kalmıştır.

Başkalarının hikayelerini anlayabilirseniz, onlar da sizinkini anlayabilir ve birlikte düşlerin en güzelini, yaratabilirsiniz. Ama önce epeyce öğrenilmiş şeyi tersine çevirmeniz gerekir ve beşinci anlaşma bu iş için bir başka mükemmel araçtır. 

Beşinci anlaşmayı anlıyorsanız, görebildiğiniz bir şeye inanmanızın neden gerekli olmadığınız da görürsünüz. Hakikat sözlerle gelmez. Hakikat sessizdir. Öylece bildiğiniz bir şeydir; kelimeler olmadan hissettiğiniz, sessiz bilgi denilen şey. Kendinizi hakikate açıp dinlemeyi öğrenince, tüm semboller değerlerini kaybederler ve geriye sadece hakikat kalır. Bilecek, haklı çıkartacak hiçbir şey yoktur.



Dünyanın neresine giderseniz gidin, insanlardan her türlü görüş ve hikaye dinlersiniz. Hayatta ne yapmanız gerektiğini size anlatmaya can atan müthiş masalcılara rastlarsınız:’’Şunu yapmalısın, bunu yapmalısın, şöyle böyle yapmalısın’’ Onlara inanmayın. Kuşkucu olun ama dinlemeyi bilin sonra da seçiminizi yapın. Hayatta yaptığınız her seçimden sorumlu olun.  Hayat sizin, başkasının değil ve onunla ne yapacağınız hiç kimseyi ilgilendirmez... 

Beşinci Anlaşma, Don Miguel Ruiz, Don Jose Ruiz, Janet Mills







24 Nisan 2010 Cumartesi

ANLAR..


Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama
İkincisinden daha çok hata yapardım.

Kusursuz olmaya çalışmaz.. Sırt üstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar..
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla, daha çok riske girerdim..
Yolculuk ederdim daha fazla.
Daha çok gün dönümü izler, daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.





Görmediğim birçok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye..
Gerçek sorularım olurdu, hayali olanların yerine..
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardanım ben..
Elbette mutlu anlarım oldu ama;
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem; yaşam budur zaten;
Anlar, sadece anlar, sizde "anı" yaşayın..
Hiçbir yere yanında para, su şemsiye ve telefon almadan
gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbirşey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim eğer,
İlkbaharda ayakkabılarımı fırlatır atardım
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm, çıplak ayaklarla..
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım.
Bir şansım daha olsaydı eğer...
Ama
İşte seksenbeşindeyim ve biliyorum ölüyorum...

JORGE LUİZ BORGES

27 Şubat 2010 Cumartesi

BAKMADIĞIMI SANDIĞIN ZAMAN...



Benim bakmadığımı sandığın zaman, ilk yaptığım resmimi buzdolabının kapısına astığını gördüm ve hemen bir başka resim yapmak istedim.
Bakmadığımı sandığın zaman, sokaktaki bir kediyi beslediğini gördüm ve hayvanlara karşı nazik olmanın iyi bir şey olduğunu öğrendim.
Bakmadığımı sandığın zaman, benim için en çok sevdiğim keki yaptığını gördüm ve küçük şeylerin yaşamdaki özel şeyler olabileceğini öğrendim.
Bakmadığımı sandığın zaman, bir dua okuduğunu işittim ve her zaman konuşabileceğim bir Tanrı olduğunu ve Tanrı’ya güvenmeyi öğrendim.
Bakmadığımı sandığın zaman, yemek yaptığını ve hasta olan bir arkadaşına götürdüğünü gördüm ve hepimizin birbirimize bakmamız gerektiğini öğrendim.
Bakmadığımı sandığın zaman, zamanını ve paranı, hiçbir şeyi olmayan insanlara verdiğini gördüm ve bir şeylere sahip olanların, hiçbir şeyi olmayanlara vermeleri gerektiğini öğrendim.
Bakmadığımı sandığın zaman, evimizi ve içindeki herkesi gözettiğini, özen gösterdiğini gördüm ve bize verilenlere bakmamız gerektiğini öğrendim.
Bakmadığımı sandığın zaman, iyi hissetmediğin zamanlarda bile sorumluluklarını yerine getirdiğini gördüm ve büyüdüğüm zaman sorumlu olmam gerektiğini öğrendim.
Bakmadığımı sandığın zaman, gözlerinden yaşlar aktığını gördüm ve bazen olayların incittiğini, ama ağlamanın yanlış olmadığını öğrendim.
Bakmadığımı sandığın zaman, umursadığını gördüm ve olabileceğim her şey olmayı istedim.
Bakmadığımı sandığın zaman, büyüdüğüm zaman iyi ve üretici bir insan olmak için bilmeye gereksinim duyduğum yaşamın derslerinin çoğunu öğrendim.
Bakmadığımı sandığın zaman, sana baktım ve “bakmadığımı sandığın zaman gördüğüm her şey için TEŞEKKÜR EDERİM” demek istedim.
Diane David

YENİ AY BEREKET ÇALIŞMASI..